Close

Sur sakinlerinin, silahlı çatışmaların tekrar başlamasının ardından evlerini terk etmek zorunda kalmalarının üzerinden bir yıldan fazla geçti.


2015 yılının Temmuz ayında iki yıldır devam eden ateşkesin sona ermesiyle Diyarbakır’ın tarihi merkez ilçesi Sur şehirde yaşanan çatışmalara sahne oldu. Sadece Sur’dan on binlerce kişi zorla yerinden edilirken, bölge genelinde bu sayının en az yarım milyona ulaşmış olması muhtemel dahilinde..


Orantısız öldürücü güç kullanımı ve sık sık yaşanan su ve elektrik kesintileri, çocukların eğitimi ile ilgili endişeler, gıdaya ve sağlık hizmetlerine sınırlı erişim imkanı ile birlikte sokağa çıkma yasağı koşullarında hayatta kalmanın zorluğu mahalle sakinlerinin evlerini toplu olarak terk etmesine neden oldu.

Çatışmalar Mart 2016’da son buldu. Peki neden Sur sakinlarinin büyük çoğunluğu evlerine dönemiyor?

1968’den beri Sur’da yaşayan S.K,

“Evimi kaybettiğim için o kadar ağladım ki artık gözümden yaş bile gelmiyor.”

___________


Siyasi Tablo

ArkaPlanFoto

Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişimini takiben, yetkililer, olağanüstü hal uygulaması altında muhaliflere yapılan kapsamlı ve sistematik saldırıların bir parçası olarak, Kürt medya organlarını kapatma, gazetecilerini tutuklama, bölgenin farklı yerlerinde, seçilmiş yerel yöneticilerin yerine kayyum atama ve sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerine kitlesel bir biçimde son verme suretiyle muhalif Kürtleri hedef aldılar.

Bunun sonucunda, Sur ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyelerinin belediye eşbaşkanları yerine hükümet tarafından kayyum atandı ve yine yerinden edilenlere doğrudan insani yardım ve destek sağlayan sivil toplum örgütleri kapatıldı; insan haklarının durumu hızla kötüye gitti. 

Yerinden edilmiş Sur sakinlerinin büyük bir çoğunluğu yeterli barınma imkânlarına ulaşabilmiş değil ve evlerine dönme hakları hala tehlike altında. 

a974aab018600274fe39d9e1089a1b77a0e36ccd

Hükümet, Sur’da etkilenen sakinlere olması gerektiği gibi danışmadan geliştirilen bir kentsel dönüşüm projesi açıkladı

Yetkililer konut dahil olmak üzere altyapıların yeniden insa edileceğine dair vaatlerini yinelese de, yerinden edilmiş kişilerin evlerine dönüp dönemeyeceklerine dair soruların cevabı belirsiz. 

Zorla yerinden etme

c0e88f4fba41db62bb0b96e0fe2831a5743847e6

Sur’da çatışmalar başladıktan sonra, Eylül 2015’ten itibaren 24 saatlik sokağa çıkma yasakları uygulanmaya başladı. Bununla birlikte su ve elektrik kesintileri başladı, çocuklar okula gidemedi ve aileler taze besin almak için evlerini terk edemedikleri için bazıları günlerce bayat bir ekmeği küçük parçalarla paylaşarak yaşamak zorunda kaldı. 

Bu süre zarfında silahlı çatışmalar devam etti. Bazı aileler Uluslararası Af Örgütü’ne mermilerin evlerinin dış duvarlarını deldiğini ve patlama sesleri nedeniyle uyuyamadıklarını söyledi. Bir aile evin içinde oldukları sırada evlerinin top mermisi ile kısmen yıkıldığını ifade etti. 

Aralık ayı itibarıyla, Uluslararası Af Örgütü’nün görüştüğü ailelerin büyük çoğunluğu evlerini terk ediyordu.


“Mermiler eve giriyordu, silah ve patlama seslerini duyuyorduk. Hayatımız için endişe ettik.” A.C

___________

Yıkım ve yağmalama

968cf97b840e1cb26aca280d516a3969263883c1

Sokağa çıkma yasakları kaldırılınca, Haziran ayında evlerine dönebilen aileler yıkımla karşılaştı. Evler yağmalanmış, mal varlıkları yakılmış ve yok edilmiş, pahalı veya manevi değeri olan eşyalar yağmalanmıştı. 

Bazı aileler Uluslararası Af Örgütü’ne mal varlıklarının değerinin binlerce Avro azı tutarındaki tazminatı kabul ettiklerini söyledi. Çünkü aksi takdirde kendilerine hiçbir şey alamayacaklarının söylendiğini ifade etti. 

“Yetkililer hasar tespiti yapmak için eve geldiğinde kayıp eşyaların faturalarını göstermemizi istedi. Her şey yanmışken nasıl faturaları bulup gösterebilirsin?”         Ö.Z.

__________


Geri dönme hakkı

4dad2dcd1ea0b3d98ac55c45205e798800054758

Zorla yerinden edilen ailelerin geri dönme hakkı vardır. Bir yıldan fazla bir zaman geçti ama sokağa çıkma yasağı altındaki evlerini terk etmek zorunda kalan 24.000 sakin hala evine dönemedi. 

Mart 2016’da askeri operasyonlar sona ermiş olsa da, Sur’un bir kısmı hala sokağa çıkma yasağı altında bulunuyor ve sakinlerin bu bölgelere girmesine izin verilmiyor. Bazı evler o kadar kötü bir şekilde yağmalandı ya da zarar gördü ki artık yaşanabilir durumda değiller. 

Ayrıca bazı evler sakinlere danışılmadan ya da öncesinde zarar tespiti ile gerekçelendirilmeden yetkililer tarafından yıkıldı. 

Ayrıca bazı evler sakinlere danışılmadan ya da öncesinde zarar tespiti ile gerekçelendirilmeden yetkililer tarafından yıkıldı. 

6a597169b0ea9e95ee51373e2ad45387f044c672

Tüm bunlar yetkililerin 2012 yılından bu yana planladığı bir kentsel dönüşüm projesi ile örtüşüyor. Çatışmaların ardından bu dönüşüm projesinin hayata geçirilmesiyle sakinlerin evlerine geri dönemeyeceğine dair korkular var.



“Eve ne olacağını hala bilmiyoruz. Yetkili büroya gittim ama bir projenin [kalkınma projesi] içine dahil edilip edilmeyeceğini bilmiyorlar.”  I.A.

                                             ___________

y7

Bölgedeki sürece bir bütün olarak bakıldığında, bu süreç, altyapıdaki değişiklikler ve nüfus transferi vasıtasıyla güvenliği sağlamak için söz konusu yerlerde ikamet eden kişileri yerinden etme ve bu yerleri yıkıp yeniden inşa etmeye yönelik önceden tasarlanmış bir planın olduğu izlenimini veriyor. 

Yetkililerin, Sur’da yerinden edilenler ve bölge genelinde, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı ilçelerde yerinden edilen yüzbinlerce insan için somut bir plan oluşturması gerekiyor. İlçe sakinleriyle tam istişare içerisinde geliştirilecek bu tür bir plan, hızlı bir şekilde oluşturulmalı ve yerinden edilen kişilerin haklarına erişimini sağlamalıdır. 

Daha da önemlisi devlet, ülke içinde yerinden edilen kişilerin, kendi istekleri ile evlerine ya da sürekli yaşadıkları yerlere güven içinde geri dönmelerini sağlayacak gerekli koşulları oluşturmalıdır.